"Ankara'da Ücretsiz Bir Müze" Günlükleri 3 - Abidin Paşa Köşkü

 [ 🎧Bu yazının şarkısı, son günlerde bağımlısı olduğum: Kızılcıklar Oldu mu Senfonik - Eray İnal ]


Ankara ücretsiz müzelerin de başkenti olmuş, hiç haberim yok. 

Daha önceki iki yazımda değindiklerim:

🔗 https://gezgingidamuhendisi.blogspot.com/2026/01/ankarada-rehberle-gezilen-iki-ucretsiz.html

🔗 https://gezgingidamuhendisi.blogspot.com/2026/02/ankarada-iki-ucretsiz-muze.html

Bu senemin ruhu: Milli Mücadele ve Genç Cumhuriyet. Bu yazıda da bunu yansıtan tarihi bir köşke gidelim:


Abidin Paşa Köşkü Milli Mücadele Müzesi

📍 Ertuğrulgazi Mahallesi, Münzeviler Caddesi ile Aydınlar Sokak Kesişimi, Çankaya

🔗 https://www.instagram.com/abidinpasakosku/?hl=en

Instagram hesapları oldukça güncel ve hızlı, otoparkla ilgili soruma anında yanıt alabilmiştim.





Müze'nin olduğu tepe adeta Ankara seyir terası! Parkın sakinliği ve temiz havası daha müzeye girmeden ruhumuzu tazeliyor. Tam, kendime daha önce neden gelmedim, diye kızıyordum ki, rehberden müzenin zaten birkaç sene önce yenilenerek açıldığını öğrendim. Yurtdışına doktora yapmaya gittiğimi hesaba katıp kendimi affettim ve müzeyi gezmeye başladım.

Abidin Paşa (Dino) 1843 doğumlu bir Osmanlı Devlet adamı (evet, tahmininiz doğru, torunu Abidin Dino da ismini dedesi Abidin Paşa'dan almış). Abidin Paşa'nın birçok dili de eserler yazacak kadar bildiğini öğrendiğimde saygı duruşuna geçtim resmen! Dahası Ankara Valiliği yaptığı 1886 - 1894 yılları, deyim yerindeyse, Ankara çiçek açmış.

Bu iki katlı köşk ise İstanbul'un itilaf devletleri tarafından işgali ardından, Harbiyeli öğrencilerin Milli Mücadele'ye katılmak üzere Ankara'ya gelmesiyle boyut değiştirmiş. Askeri eğitimlerine burada devam edip, Kurtuluş Savaşı'nda mucizeler yaratmışlar. 1923'te Harp Okulu İstanbul'a geri taşınmış.


Ata'mın duvardaki sözleri ve öndeki Nutuk sayfalarına basılmış portresinin muhteşem uyumu


Müzede, etkileşimli (ya da interaktif) teriminin hakkını gerçekten vermişler. Teşekkürler Çankaya Belediyesi'ne gidiyorrr. Bir oda o zamanın gazetelerine ayrılmış. Duvarda çekmeceli sistemle bir yanı Osmanlı Türkçesi ve harfleriyle yazılmış diğer yanı günümüz Türkçesiyle hazırlanmış gazeteler... Hemen yan tarafta, elimizle geç geç yaparak duvardan duvara kaydırabildiğimiz dijital gazeteler... Başka bir oda ise Ata'mızla foto çekilmeye ayrılmış. Çocuklar için de rengarek, yine dokunmatikli duvarda milli bayramlarımızı anlatan bir oda düzenlenmiş. Kuruboyaları alıp, küçük masalara oturmak istedim ben de; ama masa ve sandalyeleri kırmak istemeyiz efendim. Diğer oda ve alanlar ise kişisel eşyalar ve hareketlerimizi algılayan sensörlerle tamamlanmış. Nesneler ve dijital öğeler o kadar güzel içiçe geçmiş ki gezinin tadı damağımda kaldı :D


Sergide etkileşimli ekranlar ve objeler içiçe




Teknolojinin nimetleri: Ata'mla foto çektirebilmek


Ankaralı olduğum için tabi ki objektif olamam: Ankara en sevdiğim şehir! Cumhuriyetin tohumlarının burada Atatürk ve beraberindeki bir sürü azimli insanla atılıp yeşertilmesi her seferinde beni can evimden vuruyor. Mücadele, azim ve başaracağız duygusu şehrin her köşesine ilmek ilmek işlenmiş gibi... Aç aç aç Bozkırı Yeşertenler Belgeseli'ni de hemen.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere,

Esen kalın.


📷 Beni Instagram'da da takip edebilirsiniz:

@gezgingidamuhendisi

🎧 Yazıların başında önerdiğim şarkıları çalma listemde topluyorum:

Şarkıları dinlemek için tıklayın!

😊

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Barselona'da Yaşam 101: İlk Günlerin Rehberi

İspanya ve Fiesta'ları

Barselona'da Ekim'de İki Kültürel Ücretsiz Etkinlik: 48H ve International Community Day